lambasız abajur gibi geçiyor hayat…

”Abajur” ne kadar da güzel bir söyleyişi var,Fransız aksanıyla söyleyince daha çekici…

kibar ve bir çırpıda dudaklardan dökülüşünü fark ettiniz mi?

Lambasız abajur gibi yaşarız bazen… Uzaktan bize bakar ve beğenirler. belki büyük bir yapı markette ? çok yakışmışızdır o pahallı köşe takımına,hayaller kurdururuz üstümüzden.

ama bir müşteri..iki müşteri derken gün biter..mağaza kapandığında kendimizi aydınlatacak kadar kudretimiz bile yoktur ! ne acı..

fiyatımız,durduğumuz nokta muhteşem oysa?! herkes bize dokunup,bakıp geçiyor…”ah keşke” diyor kimi. onunla kitap okusam sakince, kimi düşlüyor altında geçireceği romantik geceyi,kimi bu ışıkta ne yazı yazılır diye hevesle bakıyor..kimi dönüyor geri, kimi ”geri döneceğim” diyip dönmüyor..

oysa lambamız yok içimizde ve işe yaramazın tekiyiz. Sadece bize verilen rolu oynuyoruz. Yapımız gereği dik duruyoruz, öğretileni yapıyoruz yine anlayacağın…

ne ışık verebiliyoruz ne ayarlayabiliyoruz parlaklığı…

bize verien rol ; tüm ihtişamıyla durmak ve köşe takımının hakkını vermek bu karede..

Lambasız abajur gibi geçiyor bazı günler…günün en ışıklı saati ,gece başımıza gelecek karanlığı düşlüyoruz..ama ne köşe takımı müsade ediyor yer değiştirmemize ne başkası..

belli etmeden devam ediyoruz..

Lambasız abajur gibi…her yerimiz süslü ama tam canımızda, tam orta yerimizde işe yarayan bişi yok…

daha acısı; bizimle ışıl ışıl hayal kuranların hiç biri bunu görmüyor !

kendi hayalinde ışıl ışılız o yeter…

Lambasız abajur gibi geçiyor hayat……….

  1. evrenkuyu posted this