”kokuyor” diyorsun ama ayakkabının bile eşi var : /

 çevremi dinlediğimde anladım ki ; bir çok insanın mutsuzluğunun sebebi, illaki mutlu olacak kıstaslar belirlemesi ve onlara amaçsızca odaklanması..

onu mutlu edecek detayları bile gidişata bırakmaması, önceden kurgulaması.

ilk gelen kuralmız ise sevgili olayı elbette..acaba hayatın gidişatını çok fazla mı yönetmek istiyoruz ne dersiniz?

mutsuz olmak için ,tek olduğu halde mutlu olan,takdir edilen çınar ağacına bakmayıp etrafta ne kadar ikili şey varsa kendi gözümüze mi sokuyoruz? ”kokuyor” diyorsun ama ayakkabının bile eşi var ! demek gibi…

süprizi bozmuyor muyuz peki? kendi için hazırlanmış doğum günü hediyesini bulan çocuk gibi,süprizi bozan kişi gibi, hayatın hevesini kaçırıyor olamaz mıyız?

yapacağı varsa da yapmıyor olabilir mi?

  1. evrenkuyu posted this